Trabzonspor kalite farkıyla kazandı | Onana ve Salah dışında takımın ideal onbirinde sayılabilecek neredeyse hiçbir oyuncu yoktu. Merkez orta saha Mendy-Jobol-Bouchouari üçlüsüyle kâğıtta üretimden uzak görünmekteydi. 6'da Onana kurtardı, dönen topta direk son sözü söyledi. Oyun ardından dengeye geldi. Bouchouari hücumun ekstra kartı oldu. Elbetteki sağ taraftan Salah'ın oyun kurulumundaki gücüyle. Penaltı pozisyonunda Dju, 43 ve 45 artıda Bouchouari'nin tehlikelerinde atak başlangıcı sağ taraftandı. Salah adeta "Ronaldo gol sonrası sevinci" modeliyle BEN BURADAYIM ABİLER diyordu. İlk 10-15 dakika dışında oyunu kaybetmeyen temsilcimiz, ilk yarıyı 1-0 önde bitirirken değerli bir skoru cebine koymuştu... Celtic'ten 7 yemesine rağmen lig üçüncülüğü pozisyonunu koruyan (İskoçya Ligi malum) Hearts, ikinci yarıda reaksiyon göstermeliydi. İzin vermedik. 58'de Dju harika bir golle maçı söktü aldı. Kalan bölümleri dengeli oynadık. Oyuncu değişiklerimiz iyi kartlarımızı sahada görmek demekti. Kalitemiz galebe çaldı. İkide iki yaptık yolumuza güçlü şekilde devam ediyoruz. (Mehmet Ayan - Hürriyet) Kadro değişiyor, Fırtına dinmiyor | Bordo-mavili ekip penaltı golüne kadar orta alanda ve üçüncü bölgede etkisizdi. Oyun kurarken zorlandı. Franculino’nun ceza alanı içinde Magnusson tarafından kontrolsüz biçimde yere indirilmesinin cezasını kesmek, ısrarla bu maçta oynamak isteyen ve “hoca bırak çocuklara kaptanlık edeyim” diyen Mohamed Salah’a kaldı. Yetmedi, Franculino’ya harika bir pasla ikinci golün asistini yaptı. Thomas Reis’in şans verdiği oyuncuların tümü Trabzonspor için değerli kuşkusuz. Maç kadrosuna bakınca endişe yaratan, bu kadar değişimin nasıl sonuç vereceği idi. Sadece Avrupa kulvarında forma şansı olan Mendy ve Bouchourai’yi teşvik etmek şart. Solda Saviolo, sakatlıktan çıkan Folcarelli ofansif anlamda katkı sağlamakta zorlandı. Alman hoca 72. dakikada ilk dokunuşunu yaptı. Savunmada ve hücumda deneyimli kozları Pina, Ozan ve Aral’ı sürdü sahaya. Trabzonspor açısından kalan süresi hasarsız atlatmak önemliydi. Gol yemeden değil, sakat vermeden elbette. (Cemal Ersen - Milliyet) Trabzonspor mutlu; Trabzonsporlular çok mutlu! | Dememiz o, Konferans Ligi tam da Trabzonspor’un dişine göre. Zira başka bir kulvarda mücadele edilmiş olsaydı, bu tür rotasyonlarda, ki mecbursunuz yapmaya, farklı skorlar ile karşılaşılır, dahası her anlamda lige yansıyabilirdi… Anlayacağınız, böyle bir durumda hemen her oyuncu kullanıldığı için herkes halinden memnun, mutlu ve mesut oluyor; oynayarak, geleceğe hazırlanarak… Doğal olarak dün de Trabzonspor ligde oynadığı oyunun çok uzaklarındaydı; bu da gayet normaldir. Haklarını teslim edelim, mücadele etmekten, elinden gelenin en iyisini sergilemekten geri kalmadılar ama… Öyle ya birader, Salah’ı mücadele ederken gören bir oyuncunun yerinde durması, koşmaması mümkün mü? İnsan futbolu icat edenlerden utanır, kemiklerini sızlatır! Mısırlı yıldız yirmi yaşındaki delikanlı gibi; toplu, topsuz oyunda var, yardımlaşmada, inci paslar yollamada yine o. Bir takım için ondan iyisi Şam’da kayısı. Attığı penaltı da kendisi gibi baştan aşağıya kalite kokuyordu… Bugün o tribünler tıka basa doluyorsa, dünyanın birçok yerinde ikamet eden milyonlarca Trabzonsporlunun kanı o derece kaynıyorsa, Trabzonspor’u Trabzon’a gelip izlemek için kalbi atıyorsa emin olun en büyük etki Salah’tır. Yabancıları hesaba katmıyoruz bile… (Aksal Yavuz - Milliyet) Kadro derinliğini en iyi şekilde gördük! | Yalnız bu kadar çok fazla değişimin yapılmasını doğru bir tercih olarak yorumlamam mümkün değil. Birlikte oynama düşüncesi bir takım için başarıyı öne iten en önemli faktördür. İlk yarıda rakibin duran toptan bulduğu pozisyonda direkten dönen topundan dışında herhangi bir atak girişimi yok. Kazanılan penaltı ve ardından Salah'la gelen gol… İkinci yarıyla birlikte sahadaki kalite farkı ağırlığını çok daha net hissettirmeye başladı. Her zaman olduğu gibi Salah rakip savunma dengesini bozarak arka alana kestiği kusursuz pasla sahneye çıkan isimdi. Franculino'ya yaptığı asist ve ardından gelen ikinci gol... Bu galibiyet Avrupa yürüyüşünde hem moral oldu hem de kadro derinliğinin getirdiği alternatifleri görme adına önemli bir veri sundu. (İskender Günen - Sabah) Usta | Salah'ın katkısı tartışılmaz. Bunların başında gelen en temel ve önemli özelliği "oyunun durumuna göre pozisyon almak ve yorumlamak." Derbilerde ve de Avrupa maçlarında atılan gollere bakıldığında bordo mavili oyuncular topu kazandıktan sonra yaptıkları açık alana hücum başlangıçlarının ilk fazında savunmadan hücum geçişlerinde topu yüksekte alıyor. Ama hiçbir zaman oynadığı pozisyonda sol kenarda değil santrfor gibi konumlanıp oyunun merkezinde stoperlerin markajından uzak olarak çok doğru yerde topla buluşuyor. Burdan geçişi mükemmel bir şekilde başlatıyor, sahada yeteneği ve futbol zekası ile sanki öğrencilere ders veren eğitmen gibi "Büyük Futbol Ustası" (Reha Kapsal - Fotomaç) Kazanmak artık alışkanlık! | Reis, Mendy'yi kullandı, Bouchouari'den verim aldı. Özellikle Bouchouari önemli bir seçenek olduğunu gösterdi. Kadro genişliyor, rekabet büyüyor, herkes haftada üç maç oynayabilecek ritme yaklaşıyor. Salah yine golüyle, asistiyle sahnedeydi. Ama daha önemlisi, onun futbol inceliği takımın oyun aklına sirayet ediyor. Arkadaşları o sahada yokken bile aynı zarafeti arıyor, deniyor! Trabzonspor artık yalnızca maç kazanmıyor; oyuncusunu, oyununu, şehrini ve temsil ettiği ülkenin futbolunu da kıymetlendiriyor. Ligimiz değerli, ancak Avrupa başarısı bambaşka! Oyuncu vitrinde, kulüp vitrinde, teknik adam vitrinde, Trabzon ve Türkiye vitrinde! İlk sekiz, daha az maçla ilerlemek, ardından kupa hedefi... Büyük düşünmek için bütün şartlar oluşuyor. Bu fırsat iyi değerlendirilmeli. Çünkü Avrupa'da kazanılan her başarı yalnızca bugünün değil, yarının da sermayesidir. Trabzonspor'un güzergâhı belli: Her kulvarda kazanmak, hedefleri büyütmek, ülke futboluna değer katmak! (Olcay Çakır - Fanatik) Emin adımlarla | Franculino Trabzonspor'un ciddi bonservis ödeyerek aldığı bir forvet. Onu Fatih hocanın sistemine uygun diye aldılar ama görünen o ki Tekke'den bambaşka bir felsefeye sahip Thomas Reis onu geçiş hücumlarında Salah ile birlikte, çok doğru kullanıyor. Hızı, patlayıcı kuvveti ve elbette bitiriciliği on üzerinden sekizin üstüne çıkıyor. Dün Trabzonspor'un 2. gölünü atarken yaptığı vuruş kalitesi on üzerinden onluktu. Trabzonspor, Thomas Reis geldikten sonra her maç gelişerek yoluna devam ediyor. Ligde hem Galatasaray'ı hem Beşiktaş'ı farklı yenerek, zirve yarışında büyük bir gövde gösterisi yaptı. Konferans Ligi Trabzonspor için son derece makul bir hedef. Salah'lı, Onana'lı kadrosuyla Trabzonspor yarı final ve ötesine kadar gitmeli. (Serkan Akcan - Fanatik)