ZEKİ UZUNDURUKAN - ALTIN ANAHTAR SALAH VE MUÇİ! Trabzonspor, Papara Park'ta Gaziantep FK'yı da yenerek şampiyonluk yarışına iyice ağırlığını koydu. Bordo-mavililer, ilk yarıda bir türlü oyunun içine giremedi. Hatta pozisyon bulmakta bile zorlandı. Bunda orta alandaki Fabinho ve Melih'in etkisiz futbolunun rolü büyüktü. Aral Şimşir ve Franculino Dju'nun yokluğu da maç boyunca çok hissedildi. Bu sezon bir türlü kendine gelemeyen ve hayal kırıklığından öteye gidemeyen Onuachu da oyunda kaldığı 63 dakika içinde yine çok etkisizdi. Üstelik de Onuachu sahada diye yine havadan oyuna dönülmesi de doğru değildi bence. İlk yarıda topu havaya kaldırmak yerine ezber oyunda ısrar edilseydi, bu kadar kötü bir görüntü ortaya çıkmazdı diye düşünüyorum. Çünkü Onuachu'nun sahada olması, Trabzonspor'u bu sezonki oyun kimliğinden uzaklaştırdı ve kimyasını bozdu. O yüzden hücumda üretkenlikten uzak olan Trabzonspor'da bir de orta saha oyuncularının etkisiz oluşu, ilk 45'te Gaziantep FK'nın net pozisyonlara girmesine neden oldu. İlk yarıda Onana, Sorescu ve Camara'nın net pozisyonlarında direk dibinde iki harika kurtarış yaparak, Trabzonspor'u skor olarak ayakta tuttu. Mustafa'nın yerine sol bekte maça başlayan Cabral ilk yarıda aksadı, ama ikinci yarıda toparladı. Aral'ın yokluğunda sol önde görev yapan Saviolo ise hücumda etkiliydi. Çaykur Rizespor deplasmanında yaptığı üç asistle Trabzonspor'u sırtlayan Muçi, dün de muazzam bir gol attı. Hatta klasikleşen bir Muçi golü izledik. Muçi, Gaziantep FK kalesine bir füze göndererek, galibiyete mührünü basan isim oldu. Trabzonspor'un başında her maç ayrı bir başarı hikayesi yazan Thomas Reis, dün de ikinci yarıya başlarken, Melih'i kenara alıp, Folcarelli'yi sahaya sürerek altın dokunuşunu yaptı. Bu sihirli değişiklikle ikinci yarıda orta sahada üstünlüğü ele geçiren Trabzonspor, hücumda hata etkili oldu, net pozisyonlara girdi. Her maç yazımızda Muhammed Salah'ı öve öve bitiremiyoruz. Hatta kelimeler yetersiz kalıyor Salah'ın futbolunu anlatmaya. Dünde 90 dakika sahada kalan Muhammed Salah, öyle başdöndürücü paslar attı ki, takımını maestro gibi yönetti… Vay canına demekten kendimizi alamadık Salah paslarını izlerken, topu ayağına alıp oyuna hükmederken. Hatta 90+4'te Muhammed Salah, orta alandan aldığı topla adeta bir ses hızında Gaziantep FK ceza sahasına indi. Akıl dolu vuruşunda kaleci Ataberk mucizevi bir kurtarış yaptı. Salah, bu tarz pozisyonlarda Messivari gollerini Liverpool'da çok atmıştı. Akyazı'da da böyle bir gol geliyordu az daha Salah'tan. Trabzonspor, Thomas Reis yönetiminde ligde ve Avrupa'da şu ana kadar harika bir başarı hikayesi yazdı. Bundan sonraki maçlarda da bu hikayenin devam edeceğinin sinyallerini verdi Bordo-mavililer. Yönetim kurulu, teknik heyet ve futbolcular geçen sezonki mütevazı ve dar kadro nedeniyle şampiyonluğu çok dillendirmemişlerdi. Ama bu sezon bambaşka bir kadrosu var Trabzonspor'un. Çok güçlü ve alternatifli bir kadro… O yüzden şehri, taraftarı ve camiayı iyice havaya sokmak için şampiyonluk kelimesinin telaffuz edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü son şampiyonluk sezonuna benzer bir maraton yaşatıyor Trabzonspor bizlere. O sezon Marek Hamsik vardı, bu sezon da Muhammed Salah… Başkan Ertuğrul Doğan ve teknik direktör Thomas Reis, şampiyonluk kelimesini kullanmaktan kaçınıyor. Belki haklılar, takım strese girer, beklentiler yükselir diye düşünüyor olabilirler. Ama ben söyleyeyim. Son şampiyon Galatasaray'ın bu sezon yarıştaki en büyük rakibi Trabzonspor… Ocak ayında yapılacak nokta atışı transferlerle bu Fırtına, ligde ve Avrupa'da esmeye devam eder. MUSTAFA ÇULCU - SIKINTILI GÜNLER GERİDE KALDI Trabzonspor kontrollü, telaşsız ama kendinden emin başladı. Kaleci Onana'nın rakip savunma arkasına attığı uzun toplar ve kanatlardan yüksek ortalarla Onuachu üzerinden gol aradı. 9 eksikle gelen Gaziantepspor Sorescu ve Camara ile tehditkar kanat atakları geliştirdi. Düşük tempoda devam ederken ilk yarı uzatma dakikalarında kornerden gelen topu ön direkte Muçi arkaya aşırttı savunmadan öne çıkan Saviç ile golü bulan Trabzonspor soyunma odasına moralli girdi. İki takım arasında kadro derinliği, kalitesi ve oyun olarak çok fark var. Trabzonspor da yıldız isim fazla. Biri dursa bir diğeri başlıyor öne çıkıyor etkili oluyor. Bu da bize skoru bulma maçı kazanma konusunda zorlanmadıklarını gösteriyor. Yoğun maç trafiği nedeniyle oyuncuların yorgunluklarını görebiliyoruz. Thomas Reis'ın gelecek maçları düşünerek skoru yakaladıktan sonra rotasyonu doğruydu ki bunu en verimli şekilde uyguluyor. Trabzonspor'un her maç daha da yükselen özgüvenli oyunu farklı skorlarla gol yemeden ligde kazanma alışkanlığı devam ediyor. A.Buğra Taşkınsoy'un oyun okuma ve yer alma konusunda tecrübeye ihtiyacı var. 29'da yer almada sıkıntı yaşadı top çarptı. Zaman zaman oyunun içinde kaldı. Rakip oyuncular değişerek Saviola'yı tutarak çekerek faullerle hırpaladılar proaktif davranıp önlemeliydi. Mesela Perez bu maçı sarı kartsız tamamlamamalıydı! Trabzonspor'un 2. golü öncesinde top istem dışı Folcarelli'nin elinden sekiyor gibi görülüyor. Sonrasında top ayaktan ayağa gezdi geri oynandı en son Muçi sürdü vurdu gol oldu. Atak başlangıç fazı için beklenti oldu. VAR devam dedi. Bence de devam kararı doğru. Hakemlik sevgisi çok yüksek olan Taşkınsoy için sıkıntılı günler geride kaldı. Şimdi hızla modern hakemlik eşiğine yükselme zamanı. REHA KAPSAL - BASKI VE ÖZ GÜVEN Trabzonspor'un hedefi son haftalardaki başarılı performansını iç sahada oynayacağı Gaziantep karşısında da devam ettirmekti. Bu ortamda başlanan maçta sanki 'nasıl olsa galip geliriz' düşüncesi özelikle ilk yarıda durağan ve hareketsiz oyunun en önemli nedeniydi. Oyun temposu, topun hızı ve ritmi istenilen seviyede değildi. Bunun sonucunda topa daha fazla sahip olmasına rağmen rakibin organize savunma anlayışını aşmakta zorlandı. Pozisyon üretkenliği çok azdı. Bir de top kayıpları sonrasında topu tekrar kazanma adına geç reaksiyon verdiler. Böyle olunca topları kazanamadılar ve rakibe geçiş hücum şansı ve pozisyonlar verdiler. Dju'nun tabii ki Onuachu'ya göre farklı profilde oyuncu olması oyunu da etkiliyor, Dju ile takım daha yerden oynuyor. Hareketliliği de daha fazla olduğu için atak oyuncularının yaptıkları mevkisel rotasyonlar rakibin ön göremediği hücum aksiyonlarına dönüşüyor. Bu bilinmezlik saha içinde gol bulma adına çok büyük artı oluyor. Onuachu oynadığında bu çeşitlilik hücumda eksildiği gibi tek plan üzerinden yani set yerleşme ve kenar ortaları ile gol bulma şekline dönüyor. Böyle sıkışan maçlar için en önemli çözüm duran toplar. Zaten geçtiğimiz sezon bu konuda ustalığı olan bordo-mavililer, ligimizde en fazla bu organizasyonlardan gol bulan iki takımdan biriydi. Tam zamanında Saviç'le gelen gol soyunma odasına önde ve moralli girmelerini sağladı. İkinci devre zaman zaman oyun içinde gel-gitler yaşasa da son haftaların formada ismi Muçi yine jeneriklik mükemmel bir gol attı. Sanırım ligimizde topa vuruş tekniği olarak en üst sırada olan oyuncular biri desek abartmamış oluruz. Bordo-mavililerin bu yoğun maç trafiğinde aldığı 3 puan, yakaladığı seri ve de ligde son 5 maçta elde ettikleri 5 galibiyet zirve yarışı açısından çok değerli. Aynı zamanda bunda sonra oynayacağı maçlarda rakiplerine karşı oluşturacağı 'baskı' ve takımın 'öz güvenini' daha da yukarıya çekmesi açısından çok önemli.